Akhepedia Forum

4 Mart 2012 Pazar

Lazer Tedavisi

Lazer Tedavisi

Lazerle Cilt Tedavisi

Cildin lazerle tedavisi yeni ve çok etkili bir metot olup, birçok cilt rahatsızlıklarında uygulanır.

Cilt İnsan derisi yandaki şematik resimde görüldüğü gibi birkaç tabakadan oluşmuştur. Gözle görünen en dış tabaka epidermis adını alır. Epidermisde birçok tabaka ve çok sayıda hücrelerden oluşmuştur. Epidermisin bazal tabakasında sürekli oluşan hücreler devamlı yenilenerek epidermisin en dış tabakasındaki hayatiyetini kaybeden hücrelerin yerini alırlar. Epidermisin altında dermis adı verilen tabaka yer alır. Bu tabaka kollagen doku ve damarlardan oluşmuştur. Epidermisin beslenmesi dermis tabakasındaki damarsal yapılar aracılığıyladır. Dermisin altında destek görevi gören deri altı yağ dokusu bulunur.

Lazer Göz Tedavisi ve Fiyatları

Göz hastalıklarının artık pek çoğu yeni geliştirilen lazer tedavi yöntemleri ile tedavi edilebiliyor. Gözde lazer tedavisi ülkemizde İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirler başta olmak üzere bir çok şehrimizde bulunan özel göz hastaneleri aracılığı ile uygulanmakta olup tedavi son derece kolay bir şekilde yapılmaktadır. Genel olarak yaklaşık 20 dakikalık bir operasyon sonucunda kişi miyop, hipermetrop, astigmat ve katarakt gibi bir çok göz kusurundan kolaylıkla kurtulabilmektedir. Gözde Lazer Tedavisi Fiyatları ise operasyonun gerçekleştiği hastaneye ve operasyonu gerçekleştirecek olan göz hekimine bağlı olarak oldukça farklı seçeneklere sahiptir. Burada önemli olan gözlerinizi emanet edeceğiniz hastane ameliyathanesinin steril olması ve ameliyatınızı gerçekleştirecek olan göz doktorunun bu konuda uzman bir kişi olmasıdır. Steril olmayan yerlerde yapılan göz ameliyatlarının sonrasında gözün enfeksiyon kapması sonucu bir çok komplikasyon gelişebilir ve gözün kaybedilme riski ortaya çıkar.

Lazerle Hemoroid (Basur) Tedavisi

Bir anlamda ışıkla tedavi demektir.Yüksek ısı taşıyan ışık hemoroid memesine odaklanır ısınan memede 2-4 mm derinlik ve 6-8 mm genişliğinde termal doku hasarı oluşur. Ağrı sinirlerinin bittiği alanda çalışıldı için hasta bu yanmayı hafif bir şekilde hisseder.Hemoroid memesindeki bu yanma aynı zamanda o bölgedeki genişleyip varisleşmiş damarları da yaktığından hacmi küçülür.Derin plana ilerleyen bu kontrollü yanık zayıflamış bu alanda yeni ve sağlıklı bir doku oluşmasını sağlar.

Kalın barsağın son kısmının çevresel dokuya yapışmasıyla (fixasyon etkisi) hemoroide eşlik eden makat sarkması da düzelmiş olur.Hemoroidde kanama varsa kanayan damarlarda pıhtı oluşacağından kanama uygulama anında durur.

Lazerle ameliyatsız hemoroit tedavisinde:

-Uygulamadan sonra ağrı olmadığından kişi hemen işine dönebilir
-Uygulama ağrısız olduğundan narkoz gerektirmez
-Kanama ya hiç olmaz yada ameliyata kıyasla belirgin ölçüde az olur
-Tedavide neşter gibi kesici alet kullanılmadığından kaslar hasar görmez
-Makat kasları kesilmediğinden dışkı ve gaz tutamama problemi yaşanmaz.
-Geniş doku çıkarmak gerekmediğinden makat darlığı gelişmez.

Ayrıca tedavi ayaktan uygulandığından hasta ayni gün işine dönebilmektedir.Ameliyattan sonra 2 ay süren istirahat süresi ameliyatsız tedavilerde 1 gün sürmektadir.Yapılan ameliyata bağlı olarak tekrarlama ihtimali %20 civarındayken lazerle tedavide etkilenen doku daha kontrollü olduğundan tekrarlama ihtimali çok azdır.Ameliyatsız tedavi narkoz,ameliyathane şartları ve hastanede yatmayı gerektirmediğinden daha ekonomiktir.8-10 dakika süren tedavi boyunca hasta iki kişi ile muhatap olmakta ve tedirginlik yaşamamaktadır ve bu durum utanma duygusu sebebiyle tedavisini erteleyen hastalar için iyi bir seçenek olmaktadır.

Lazerle Belfıtığı Tedavisi

MLS Laser terapisi ile uygulama yapılan bölgede ; ağrı, enflamasyon ve ödem ortadan kalkar. Enflamasyon, tüm doku derinliğiyle yok edilerek tablonun düzelmesi ve güçlü analgezik etki ile ağrının ortadan kalkması sağlanır. Derin yapılardaki kas lezyonları, lif zedelenmeleri, kıkırdak dokusu ve bağ dokusu harabiyetleri MLS Laser terapi ile onarılır. Dolayısıyla MLS Laser terapi, ameliyatsız ve anestezisiz bir yöntem olduğundan bel ve boyun fıtığında çığır açacak bir tedavi unsuru durumuna gelmiştir.
Bel fıtığı, belde hissedilen ve belden ya da kalçadan başlayıp ayaklara kadar yayılan şiddetli ağrılar ile karekterizedir. Ağrılar bazen dayanılmaz düzeyde olabilir. Kişinin hareketlerini çok kısıtlayabilir. Öksürme ve hapşırma gibi eylemler ağrılarda artmaya neden olabilir. Özellikle her şeyin mekanikleştiği, kasların artık eskisi kadar kullanılmadığı günümüzde bel ve boyun fıtıkları giderek artış göstermektedir. Modern hayatın yaşam kolaylıkları kaslarımızı olabildiğince az kullanmamıza neden olarak adeta bel ve boyun fıtıklarına davetiye çıkarmaktadır. Omurlar arasında ortasında jelimsi kauçuk kıvamında bir maddenin bulunduğu yuvarlak kıkırdakımsı çekirdekler vardır. Bu kıkırdak çekirdekler herhangi bir nedenle aşındığında ortasında bulunan kauçuk jelatimsi doku kendine yol bularak dışa doğru hareketlenir. Böylece sinir kökleri dışa doğru taşan bu oluşum tarafından sıkıştırılır. Netice de fıtıklanma oluşur.
Bel fıtığı tedavisinde Laser yöntemi iki şekilde yapılır;
1-    Endoskopik yöntem
2-    Perkütan yöntem
endoskopik yöntem bir cerrahi  girişimdir. Sinir basısına neden olan fıtıklanmanın laserle yakılması esasına dayanır (laser diskektomi). Ama bu yöntem de ulaşım alanı dardır ve sadece bir tek sinir kökü basıdan kurtarılabilir. Halbuki, perkutan yöntem de vucuda herhangi bir iğne vs sokulmaz. Etki alanı geniştir. Sadece bir sinir kökü değil en az 3-4 sinir köküne birden maruz kalınan baskı ve ödemden kurtarma uygulaması vardır. Birden çok seanslar halinde uygulanır. Sadece bir defa uygulanabilecek bir yöntem olmadığı ve seanslar halinde uygulandığı için tedavide başarı şansı yüksektir. Endoskopik yöntem ise anestezi altında yapılan pahalı bir yöntem olduğu için bir defa dan fazla yapılma imkanı pek yoktur. Endoskopik yöntem de sinir yapışıklığı ve endoskopi esnasında çevredeki damarsal yapılara zarar verilebilme ihtimali her zaman söz konusudur. Bizim uyguladığımız perkutan yöntem de ise hem daha geniş bir bölgenin tedavisi yapılabilir hem de acısız, sızısız bir uygulamadır.
MLS Laser tedavisiyle bel ve boyun fıtığı tedavisinin ameliyatlara da üstünlüğü vardır. Çünkü bel ya da boyun fıtığı ameliyatı olan bir kişinin kendine gelerek tamamen eski normal düzene girebilmesi neredeyse 6 ayı bulmaktadır. Ayrıca ameliyat ve anestezi komplikasyonları mevcuttur. Kişi netice de bedensel bir yara almakta özellikle omurlar üzerinde uzunca bir bölge de operasyon izi ya da skatrisi ile hayat boyu yaşamaya mahkum olmaktadır. Bir çok hastada ameliyat bölgesinin hassasiyetinden ötürü nüks yani tekrarlamalar olmakta, aynı kişi aynı bel fıtığından 3-5 defa ameliyat olabilmektedir. Her bir ameliyat ayrı bir travma olduğundan üst üste ameliyat olanlar giderek normal yaşam aktivitelerini kaybetmekte ve malul duruma gelmektedirler.
Halbuki günümüzde neredeyse her bel fıtığında akla ilk gelen ameliyat olmaktadır. Buna mukabil ameliyatlar ancak acil durumlarda ani düşük ayak geliştiğinde ya da sfinkter fonksiyon kayıplarında ilk seçenek olmalıdır. Maalesef günümüzde bel fıtığı ameliyatlarının çok büyük bir oranı gereksiz yere yapılmaktadır. MLS Laser terapisi ile uygulama yapılan bölgede ; ağrı, enflamasyon ve ödem ortadan kalkar. Enflamasyon, tüm doku derinliğiyle yok edilerek tablonun düzelmesi ve güçlü analgezik etki ile ağrının ortadan kalkması sağlanır. Derin yapılardaki kas lezyonları, lif zedelenmeleri, kıkırdak dokusu ve bağ dokusu harabiyetleri MLS Laser terapi ile onarılır. Dolayısıyla MLS Laser terapi, ameliyatsız ve anestezisiz bir yöntem olduğundan bel ve boyun fıtığında çığır açacak bir tedavi unsuru durumuna gelmiştir.

Başka Hangi Hastalıklar Lazerle Tedavi Edilebilir?

Prensip olarak bütün cilt hastalıkları lazer ile tedavi edilebilir. Günümüzde en çok aşağıdaki rahatsızlıklarda uygulanmaktadır;
  1. Kapiller Hemanjiom, Telenjektaziler
  2. Kahverengi, siyah ve mor benler
  3. Pigment değişiklikleri
  4. Güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri
  5. Siğiller
  6. Kıllanmalar (Lazer Epilasyon ile)
  7. Yaşlanma ile ilgili kırışıklıklar
  8. Nedbe dokuları
  9. Dövmelerin silinmesi

Cilt Yenileme (Skin Recurfacing)

Lazerle cilt yenileme estetik cerrahide yeni ve başarı ile uygulanan bir metot olup ilk olarak Amerika'da geliştirilmiştir. Lazerle cilt yenileme uygun lazer cihazı ile bilgisayar kontrolünde kırışıklıkları gidermek ve cildi tazelemek prensibine dayanır. Bu amaçla karbondioksit (CO2) lazer kullanılmaktadır. Lazerle cilt yenilemede en üstten çok ince bir tabaka kaldırılarak cildin düzleştirilmesi ve aynı zamanda özel bir teknikle kollagen dokunun gerginleştirilmesi sağlanarak kırışıklıklar yok edilir. Tedaviden sonraki günlerde lazer ile tedavi edilen ciltte yeni kollagen doku oluşumu ve daha genç, su tutma yeteneği yüksek hücreler oluşarak cildin tazelik ve gerginlik kazandığı görülür.

Saç Bakımı

Saç Bakımı

Pırıl pırıl yanan güzel ve bakımlı saçlara sahip olmak istiyorsanız önce saçınızın yapısını tanımalısınız. ve saç bakımı yapmalısınız. Normal ve sağlıklı saçların dışında üç türlü saç tipi vardır: İnce Telli ve Kolay Kırılan Narin Saçlar, Yağlı Saçlar, Kuru Saçlar. Saç bakımı için aşağıdaki bilgilerden faydalanabilirsiniz.

Saç Bakımı İçin Mutfağınızdan Faydalanın. Saçlarınızın pırıl pırıl olması için sirkeli su ile yıkayın Saçlarınızın beyazlamasını geciktirmek ve güçlendirmek için; Bir avuç sarmaşık yapraklarını1 litre suda 10 dakika kaynatın. Saçlarınızı şampuanla yıkadıktan sonra bu su ile durulayın. Eğer saçlarınıza röfleli bir görüntü kazandırmak istiyorsanız Sarmaşık yapraklarını kaynattığınız suya 1 demet maydanoz atarak kaynatın ve saçınızı bu su ile durulayın. Kepeklerinizden kurtulmak istiyorsanız haşlanmış kereviz suyuyla saçınızı yıkayın. Güçlü ve parlak saçlar için saçınızı zeytinyağı ile tarayın ve diplere işlemesi için başınıza bir havlu sarıp bir iki saat bekleyin. Daha sonra Saçınızı uygun bir şampuanla yıkayın.
Saç diplerinizdeki kaşıntıyı ve kuruluğu önlemek için saçınızı elma sirkesi ile yıkayıp 10 dakika bekleyin ve durulayın. hem kaşıntıdan kurtulacaksınız hem de saç diplerinizdeki kuruluktan kurtulduğunuzu göreceksiniz.

Saçlarınızın kolay taranması ve elektriklenmemesi için spreyli bir şişenin içine az miktarda saç kremi koyup biraz su ile sulandırın ve saçlarınıza sıkın. Saçlarınızın çok kolay tarandığını ve elektriklenmediğini göreceksiniz.

Kepeksiz ve pırıl pırıl saçlar için bir kaşık balı yarım çay bardağı suyun içinde erittikten sonra saç diplerinize parmaklarınızla bu su ile masaj yapın ve saçlarınızı durulayın.

Saç Bakımında Adaçayı Mucizesi

Ada çayı sağlığımız açısından sın derece yararlı bir bitki. Peki saçlarımızın güzelliğine güzellik katabileceğini de biliyor muydunuz ?

Ada Çayı Toniği Yapımı: 2 litre suya 80 gr papatya, 50 gr adaçayi, 50 gr mersin yapragi döküp 5 dakika kaynatin. Çayi, 20 dakika demleyip, süzün. Her banyodan sonra saç diplerine bu tonikle masaj yapin.

Ada Çayı ile Buhar Banyosu: Adaçayı, Dag Kekiği, Ihlamur ve Lavanta karışımı ile uygulayacağınız buhar banyosu sayesinde cildinizdeki genöleşmeyi ve gerginliği hissedeceksiniz.

Saçlarınız mat görünür ise, çok fazla yıkadığınız halde temizlenmiş gibi değil ise, ve yaptığınız her denemey rağmen saçlarınız çok sert ise aşağıdaki önerilerimiz işinize yararyak.

Parlak saçlar için :1 yumurtanın sarısı ile 2 çorba kaşığı zeytinyağını karıştırın. Saç diplerine sürüp masaj yapın ve 10 dakika bekleyin. Şampuanla yıkayıp durulayın. Saçlarınızın parlak ve sağlıklı bir görünüm kazandığını göreceksiniz.

Derinlemesine temizlik ve parlak görünüm için : Saçlarınızı şampuanladıktan sonra bir fincan limon suyu ya da sirkeyi saçlarınıza döküp, masaj yaparak iyice yedirin. Ardından saçlarınızı durulayın. Saç kremi sürün ve yıkayın. Bu, saçlarınızdaki tüm kiri alır ve saçlarınıza nefis bir parlaklık verir. Bu yöntemi 2 haftadan önce tekrarlamayın.

Sağlıklı ve Parlak Saçlar için 10 Öneri

  1. Haftada en az bir kez yoğun bakım yaparak saçınıza güç, canlılık ve enerji katın. Saçınıza sürün, etrafına streç film çekin ve15-20 dakika boyunca bekleyin.
  2. İyi bir toksinlerden arındırıcı şampuan kullanarak bakım ürünü birikmelerini engelleyebilirsiniz. Saçınızda biriken bakım ürünleri, saçınızın parlaklığını azaltır ve yağlı bir his verir.
  3. Saçınızı soğuk su ile durulayın veya saç bakım kremini duruladıktan sonra uygulayın. Böylece saçlarınıza parlak bir görünüm kazandırın.
  4. Saç kurutma makinesini tek yönlü kullanın ve her zaman kullanırken uçtan köke doğru tutun. Bu işlem, saçınızın parlaklığını arttırır ve pürüzlerini düzeltir.
  5. Saçınızda kullandığınız bakım ürünlerini azaltın. Fön makinenizi ve saç maşanızı fazla kullanmamaya çalışın. Zamanla saçınız doğal bir parlaklık kazanır.
  6. Standart fırçanızı kıl fırça ile değiştirin. Kıl fırçalar saçı sıkıca tutarak tararken pürüzsüz ve düz bir görünüm verir. Pürüzsüz saçların parlaklığı her zaman daha fazladır.
  7. Kalıcı bir parlaklık için yarı kalıcı boyalar kullanın. Kalıcı boyalar, sağlıklı bir alternatiftir ve saçınızın içten dışa ışıldamasını sağlar.
  8. Ayda bir kere veya saçınız çok kuru ise ayda iki kere saçınıza sıcak yağ bakımı uygulayın.
  9. Çoğu kişiye zor gelse de, uzmanlar saçınızı daha az sıklıkta yıkamanız gerektiği konusunda hem fikir. Bırakın saçınız kendi nemi içerisinde kalsın ve zamanla saçlarınız kendiliğinden parlasın.
  10. Saçınız kuru ise iyi bir serum, yağlı ise iyi bir parlaklık spreyi kullanın.

Güneşin Saça Etkileri ve Korunma

Güneş ışınlarının saçlara olan olumsuz etkileri herkes tarafından bilinmektedir. Güneşin doğrudan olarak saçlarımızdaki etkilerini ikiye ayırabiliriz. Bunlar dış etkileri ve iç etkileridir. İç etkileri dediğimiz etkiler güneşin saç pulcuklarını kurutması nedeniyle saç tellerinin kolay kırılmasını ve saçın iç yapısını bozmasıdır. Bu durum ise saçların matlaşmasına ve tararken bile çok kolay kırılmasına yol açar.Dış etkiler ise saç pulcuklarının yapısının bozulması sebebiyle dış etkenlerden daha kolay etkilenmesine ve keratin yapısının ve hücreler arası uyumun bozulmasına neden olur. Böylece saçlar eski dayanıklılığını kaybeder ve onarılmaz duruma gelir. Bu yüzdendir ki yaz aylarında saçlar daha sağlıksız görünür ancak saçlar cansız olduğundan yandı diyemeyiz sadece yapısı bozulur. Bunun için saçlar yaz aylarında güneşten daha çok korunmalıdır. Peki saçlarımızı güneşten nasıl koruyabiliriz şimdi de ona bakalım.

En etkili güneşten korunma yolu güneş koruma faktörü yüksek olan kremi saçlara sürmektir. Dikkat etmemiz gereken şey saç diplerine sürmemektir. Bazı güneş kremleri hassas olan saç derilerinde alerji yapabilmektir.

Havuz veya denizden çıktıktan sonra saçlarınızı mutlaka yumuşak suyla yıkayın. Saçlarınızı tam kurumadan koruyucu ürünleri uygulayın.

Boyalı saçlar güneşten daha çok etkilenir. Boyanın rengini korumak ve saç tellerinin güneşten zarar görmemesi için tek yol saçlar şapka, havlu veye bandana ile kapatmaktır. Sarı rengin tonları yani açık renkli boyanan saçlar güneşin etkisiyle rengi yeşile dönebilir.

Saçlarınızı kuru hissediyorsanız bunun nedeni iyi temizlenmemiş saçlardır. Deniz ve havuz suyunda bulunan tuz, klor ve kum gibi yabancı maddelerden saçlar tamamen arındırılmalıdır. Güneş bakım şampuanları ve yıkama maskeleri ile 2 günde bir olmak üzere saçlar temizlenmelidir.

Yaz tatili dönüşlerinde saçlar eskisinden daha donuk ve mat olması sorunun önüne geçmek için keratin beslemeli saç bakım ürünleri kullanılmalıdır. Haftada 2 veye 3 kez şampuanlamadan önce uygulanmalıdır.

Şampuan tercihini ise kuru,yıpranmış ve boyalı saçlar için onarıcı olanları tercih edin. Saçlarınız eski haline gelene kadar kullanmaya devam edin.Şampuan sonrası ise sitemizde bulunan bitkisel ve doğal bakım maskeleri ve kürlerini uygulayın.

Ünlülerin Saç Bakım Sırları

Hayatımızın değişilmezi haline gelen televizyonda yada internet ortamında sıkça gördüğümüz ünlü insanların saçları çok yoğun tempoda ve çok fazla etki altında nasıl böyle parlak ve sağlıklı olduğunu hep merak etmişizdir. Ünlülerin saçlarını bu hale getiren ve her daim canlı, parlak ve ışıltılı kalmasını sağlayan doğal saç bakım formüllerinin bu kadar basit olduğunu görünce şaşıracaksınız.

Ines de la Fressange

Bu ünlümüzün sırrı beyaz sirke ve yapılışı kadar uygulanışı da basit. Sahnede hep parlak saçlarıyla dikkat çeken bu ünlümüzün tarifi ise işte şöyle: 0.5 ml su şişelerinin içine 3 çorba kaşığı beyaz sirke koyup kapağını kapatınız ve iyice çalkalayınız. Banyoda şampuanlayıp iyice duruladığınız saçınıza yavaş yavaş döküp saç diplerine de gelecek şekilde uygulayınız. haftada bir uyguladığınızda farkı siz de göreceksiniz. Işıl ışıl saçlara sahip olmanız bu kadar basit.

Gwyneth Paltrow

Bu ünlümüzün sırrı ise zeytinyağı. Yapışı basit olsa da uygulanışı saçınızı yıkamadan beklemek zorunda olduğunuz için biraz sıkıntılı. İşte solgun saçları parlak ve dolgun hale getiren formül: Yarım fincan zeytinyağını saç derisine ve saç diplerine yedirecek şekilde parmak uçlarıyla iyice yedirin. 15-20 dakika boyunca bu şekilde masaj yapın ve saçınıza bir poset gecirerek bir gün boyunca yıkamayın. Ertesi gün saçınızı yıkadığınızda değişimi farketmemeniz mümkün değil. O cansız ve hacimsiz saçlarınızın nasıl değiştiğini görünce çok şaşıracaksınız.

Gisele Bündchen

Bu ünlümüzün bir bitkisel karışımı olmasa da saçlarındaki parlaklığı ve canlılığı; şampuan sonrası kullandığı ürünleri saçlarından tamamen durulamamasına bağlıyor. Saçlarını nemli bırakıp topuz yaparak kurumasını bekleyen Gisele böylece saçlarındaki renk kaybını en aza indiriyormuş.

Anja Rubik

Gisele Bündchen saçlarında saç bakım ürünlerini tam durulamadığını söylemişti. Ama bu sadece saç bakım ürünleri için geçerli. Anja Rubik bu ürünlerin değil de şampuanın en ufak kalıntısının bile saçları matlaştırıp elektriklenmesine sebep olduğunun doğruluğunu anlatıyor. Bulduğu çözüm ise saç duralamasına saçı şampuanlamak için ayrılan vakitten daha fazla ayırıyor. En az 5 dakika saçını duruladığını söyleyen Rubik saçın uzun olanların bu süreyi artırmasını söylüyor. Ve kendi saçlarına bakarak sonucun ; parmaklarınızın arasından kayıp giden yumuşacık ve parlak saçlar olduğunu söyleyebiliriz..

Nicole Kidman

Nicole Kidman'ın saçlarına hayran olmayanımız yoktur heralde. Avusturalyalı ünlü canlı ve parlak kızıl saçlarını nasıl koruduğınu açıkladı. O doğal ve parlak kızıl saç rengini kızılcık suyunda bulunan doğal kırmızı pigmentler ile koruduğunu söyleyen Nicole bir çok kimyasal saç ürünlerinden daha etkili ve başarılı olduğını söylüyor.

Alexandra Golovanoff

Bu ünlü sunucunun saçlarındaki buklelerin hacmini artırmak için bulduğu çözüm ise ilginç. Ünlü güzel bunun için elinin altında daima bir miktar deniz suyu spreyi bulunduruyormuş. Her ne kadar deniz suyunun saçlara iyi gelmediği düşünülse de içerdiği minerallerin saça iyi geldiği bilinmekte.

Noémie Lenoir

Saçlarının yumuşaklığını ve ışıl ışıl görüntüsünün formulünü açıklayan ünlümüz bu karışımı senelerdir kullandığını ve daha iyisinin olmadığını söylüyor. Kıvır kıvır dolgun ve canlı saçlarını zeytinyağı ve yumurtanın sarısı ile yaptığı maskeye borçlu oldugunu belirtiyor. Bu maskeyi yatmadan önce yaparak gece boyunca saçlarında bekleten ünlümüz sonuçlarından çok memnun.

>